Emsal Davalar

11. Hukuk Dairesi 2016/10331 E. 2018/8143 K. Sayılı Kararı


“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : …(KAPATILAN) 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …(Kapatılan) 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/07/2015 gün ve 2013/102 – 2015/131 sayılı kararı onayan Daire’nin 15/06/2016 gün ve 2015/10484 – 2016/6623 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:

Davacının İddia ve Görüşleri


Davacı vekili; müvekkilinin 1960 yılından bu yana … İşletmesi olarak faaliyet gösterdiğini, “…” ibareli markanın … nezdinde çok sayıda tescilinin bulunduğunu, bu markayı yaklaşık 25 yıldır tescilli olarak kullandığını, www…..com internet alan adını ise 2002 yılından beri kullanmakta olduğunu, davalı tarafın ise 2005 yılında kurulduğunu ve tatlıcılık ve pastacılık, market işletmeciliği ile uğraştığını ve “…” tabelası altında mağazalar açtığını, aynı zamanda www…..com.tr internet sitesini de kullanmaya başladığını, 2008 yılında davalıya ihtarname gönderildiğini, ancak davalının markasını haksız kullanımına devam ettiğini, markanın gerçek hak sahibinin müvekkili şirket olduğunu, davalının müvekkilinin yaratmış olduğu prestijden yararlanarak ve kötüniyetli olarak davaya konu markayı kullandığını ve iltibas yarattığını, davalının ticaret unvanın da iltibas meydana getirdiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2006/10665 no’lu “Hak… + şekil”, 2009/06982 no’lu “… mağazacılık fabrika satış mağazası”, 2009/70043 no’lu “…i” ibareli markaların hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, davalının www…..com.tr alan adı bakımından internet sitesine erişimin engellenmesini, verilecek kararın gazetede ilanını talep ve dava etmiştir.

Davalının İddia ve Görüşleri


Davalı vekili; tarafların kullandığı markalar sözcük olarak benzer olsa da markalar arasında sınıfsal bir ayniyet ya da bağlantı bulunmadığını ve iltibasın söz konusu olmadığını, tarafların faaliyet alanlarının da farklı olduğunu, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Yenimahallerel Mahkeme Kararı


Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.


Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Yargıtay Kararı


1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve dava konusu 2009/6982 sayılı markanın kapsadığı hizmet sınıfı ile diğer dava konusu 2006/10605 ve 2009/70043 sayılı markaların kapsadığı aşağıda (2) nolu bentte belirtilen mal ve hizmet sınıfları dışında kalan sınıflar bakımından davacı markalarının farklı sınıflarda tescilli olmasına göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.


2-Ancak, 556 sayılı KHK’nın 8/1- (b) ve 42. maddelerine dayalı hükümsüzlük davasının tescilden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekli olup, kötü niyet halinde hak düşürücü süre uygulanmaz. Dava konusu 2006/10665 ve 2009/70043 sayılı markalar hakkında hükümsüzlük davası tescilden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı halde mahkemece sessiz kalma yoluyla dava hakkının yitirildiğine dair gerekçe isabetli değildir.


Öte yandan, davacı markaları ile dava konusu markalar asıl unsurları ‘’…’’ ibaresi ve bu ibareden türetilen kelime olan markalarıdır. Bu ürünlerin ortalama alıcıları nezdinde dava konusu markalar arasında ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesine yol açacak nitelikte benzerlik bulunduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, mahkemece anılan markaların kapsadığı 30 ve 35. sınıflar bakımından aynı ya da benzer tür olup olmadıkları yönünden değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, işaretlerin benzer olmadığının kabulü doğru görülmemiştir.


Ayrıca, davalı adına tescilli “www…..com.tr” alan adının 23.03.2007 tarihinde davalıya tahsis edildiği belirtilmiştir. Bu tarihten önceki bir tarihte davacı adına tescilli ticaret unvanı ve alan adı ile marka tescilinin bulunması karşısında davalının alan adı tahsis ve kullanımının haklı nedene dayalı bir kullanım olduğundan söz edilemeyeceğiden, bu yöne ilişkin talebin de kabulü gerekirken reddi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 2015/10484 Esas 2016/6623 Karar sayılı ilamının bu bentte belirtilen 2006/10665 ve 2009/70043 sayılı markalarda 30 ve 35. sınıflara ilişkin olarak kaldırılması suretiyle davacı yararına bozulması gerekmiştir.


SONUÇ:

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yer alan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2015/10484 Esas 2016/6623 Karar sayılı ilamının 2006/10665 ve 2009/70043 sayılı markalar hakkında 30 ve 35. sınıflara ilişkin olarak kaldırılması suretiyle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 20/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak-Yargıtay

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir